Sığınmacılar ve Mültecilerle Dayanışma Derneği (ARSA) Tarihçesi
Sığınmacılar ve Mültecilerle Dayanışma Derneği (ARSA), Türkiye’de sığınmacıların, mültecilerin, göçmenlerin ve diğer kırılgan grupların korunması, güçlendirilmesi ve toplumsal hayata dâhil edilmesi amacıyla faaliyet gösteren, mülteci liderliğinde ve hak temelli bir sivil toplum kuruluşudur. ARSA’nın merkezi, Türkiye’nin merkezi konumunda bulunan Kayseri ilinde yer almakta olup, bu konum ARSA’nın ülke genelindeki mülteci toplum liderleri, gönüllüler ve paydaş kuruluşlardan oluşan ağının idari ve koordinasyon merkezi olarak hizmet vermesini sağlamaktadır.
Kuruluş ve İlk Dönem (2009–2014)
ARSA’nın temelleri 2009 yılına dayanmaktadır. Bu dönemde, özellikle Afgan mülteciler başta olmak üzere yeni gelen sığınmacılara rehberlik, tercüme, yönlendirme ve topluluk temelli destek sağlamak amacıyla bir grup gönüllü mülteci bir araya gelmiştir. ARSA bu ilk yıllarda, tamamen gönüllü mültecilerden oluşan bir yapı ile Mülteci Koordinatörü olarak faaliyet göstermiştir. Yaşanmış deneyimlere dayanan bu yaklaşım, yerel düzeyde bilgiye erişim, koruma hizmetleri ve sosyal destek alanlarındaki boşlukların doldurulmasında kritik bir rol oynamıştır.
Mülteci topluluklarının artan ihtiyaçları ve sürdürülebilir, kurumsallaşmış müdahalelerin gerekliliği doğrultusunda ARSA, 2014 yılında gazeteciler, doktorlar, akademisyenler, mimarlar ve insani yardım alanında çalışan uzmanlar tarafından bağımsız ve kâr amacı gütmeyen resmî bir dernek olarak kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren ARSA, insan onurunu merkeze alan, katılımcı, hesap verebilir ve toplum temelli güçlü bir insan hakları yaklaşımını benimsemiştir.
Kurumsal Gelişim, Ortaklıklar ve Toplumsal Güven
Resmî kuruluşunun ardından ARSA, faaliyet alanını ve etki kapasitesini hızla genişletmiştir. Yerel idareler, yönetişim yapıları ve uluslararası kuruluşlarla yakın iş birlikleri geliştirerek, mülteci alanında güvenilir ve saygın bir paydaş olarak tanınmıştır.
Yıllar içinde ARSA; aşağıdaki kurum ve kuruluşlarla ortak projeler ve çalışmalar yürütmüştür:
UNHCR Ankara Şubesi, Airbnb.org, Türkiye Filantropi Vakfı, UNFPA, Terre des Hommes, Avrupa Birliği fonları (Sivil Düşün Avrupa Programı), Ankara İsviçre Büyükelçiliği, Danimarka Mülteci Konseyi (DRC), GIZ, BMZ, ECHO, toplum temelli kuruluşlar (CBO’lar) dâhil olmak üzere; Gazeteciler için İnsan Hakları (JHR), Rights to Learn Afghanistan, ABD Dışişleri Bakanlığı, American Council, IVLP, AAR Japan, Japan Platform, Türkiye Mülteci Konseyi, Washington Üniversitesi, Support to Life (Hayata Destek Derneği), Uluslararası Mavi Hilal Derneği (IBC), Mülteci Hakları Merkezi, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM), Türkiye Mülteciler Konseyi ve diğerleri.
Bu iş birlikleri, hem mülteci topluluklarının hem de ev sahibi toplumun ihtiyaçlarını gözeten, karşılıklı güveni ve barışçıl birlikte yaşamı güçlendiren programların hayata geçirilmesine olanak sağlamıştır.
Sosyal Uyum ve Hak Temelli Programlar
ARSA’nın faaliyetleri, sosyal uyumu güçlendirmeye ve kırılgan grupların haklarını korumaya odaklanmıştır. Çeşitli sosyo-kültürel, eğitsel ve psikososyal çalışmalar aracılığıyla, mülteciler ile ev sahibi toplum üyelerinin bir araya geldiği kapsayıcı alanlar oluşturulmuştur.
Bu kapsamda yürütülen başlıca faaliyetler şunlardır:
-
Psikososyal destek ve toplum temelli grup çalışmaları
-
Özellikle kadınlara yönelik mesleki beceri ve yetkinlik eğitimleri
-
Sanat, kültür ve hat sanatı festivalleri
-
Futbol turnuvaları gibi sportif etkinlikler
-
El sanatları fuarları ve topluluk sergileri
-
İlk yardım ve yaşam becerileri eğitimleri
-
Bireysel danışmanlık, koruma desteği ve uzman hizmetlere yönlendirme
Bu çalışmalarla ARSA, yalnızca acil ihtiyaçlara değil, aynı zamanda uzun vadeli uyum, dayanıklılık ve toplumsal bütünlüğe katkı sağlamıştır.
Ulusal ve Uluslararası Düzeyde Katılım
ARSA, mülteci koruması, göç ve insan hakları alanlarında ulusal ve uluslararası diyaloglara aktif olarak katkı sunmuştur. Çok sayıda konferans, forum ve uzman toplantısına katılarak, sahadan elde edilen verileri ve topluluk temelli perspektifleri paylaşmıştır.
ARSA, Türkiye genelinde 60’tan fazla ilde, yaklaşık 370 gönüllünün desteğiyle faaliyet göstermektedir. Buna paralel olarak, farklı illerde örgütlü Afgan mülteci toplum liderleri ağı ile yakın iş birliği yürütmektedir. Bu yapı, mülteci liderliği, temsil ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılması açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Sivil Toplum Koordinasyonu ve Savunuculuk
Göç alanında çalışan sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin önemine inanan ARSA, Türkiye Mülteci Konseyi’nin (TMK) kurucu üyelerindendir. TMK, mülteci ve göçmen hakları alanında faaliyet gösteren 26 sivil toplum kuruluşu tarafından kurulmuş bir çatı platformdur.
ARSA, Türkiye Mülteci Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmiş, daha sonra Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Bu durum, ARSA’nın ulusal düzeydeki savunuculuk ve koordinasyon çalışmalarındaki etkin rolünü ve kurumsal güvenilirliğini yansıtmaktadır.
Uluslararası Tanınırlık ve Üst Düzey Temaslar
ARSA’nın çalışmaları uluslararası düzeyde de dikkat çekmiştir. 12 Temmuz 2017 tarihinde, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Sayın Christian Berger ve beraberindeki heyet Kayseri’yi ziyaret ederek ARSA ekibiyle bir araya gelmiştir. Bu ziyaretin amacı, ARSA’nın toplum temelli çalışmalarını yakından incelemek ve Sivil Düşün Avrupa Birliği Programı aktivistlerinin desteğiyle hazırlanan 2016 tarihli “Afgan Sığınmacıların Yaşam Koşulları ve Avrupa’ya Göç Nedenleri” başlıklı raporun bulgularını değerlendirmek olmuştur.
2019 yılında ARSA, İGAM ve Oxfam ile iş birliği içinde İstanbul’da MENA Mülteci Zirvesi’ni düzenlemiştir. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yaşayan mülteci liderlerini bir araya getiren bu zirve, mülteci liderliğinde bölgesel diyalog için önemli bir platform oluşturmuştur. Zirvenin çıktıları, UNHCR tarafından Cenevre’de düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’nda paylaşılmış ve ARSA, MENA bölgesini temsilen seçilen iki kuruluştan biri olmuştur.
Liderlik ve Küresel Takdir
ARSA’nın etkisi, ilkesel ve vizyoner liderliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Derneğin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zakira Hekmat, Türkiye’de, Afganistan’da ve uluslararası alanda mültecilerin, kadınların ve kız çocuklarının hakları için yürüttüğü kararlı mücadelesiyle tanınmaktadır.
Dr. Zakira Hekmat, çalışmaları dolayısıyla birçok prestijli ödüle layık görülmüştür:
-
HasNa Peacebuilders of the Year (2020) – ABD merkezli HasNa Kuruluşu tarafından barış ve ekonomik kalkınmaya katkılarından dolayı verilmiştir.
-
Angela Burdett-Coutts Göç Ödülü (2021) – Göç alanında bu adla verilen ilk ödüldür.
-
Shining World Mercy Award (2021) – Tayvan’dan Supreme Master Ching Hai tarafından takdim edilmiştir.
-
Women of 2022 Ödülü – SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği tarafından verilmiştir.
-
Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü (2023) – ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Beyaz Saray’da takdim edilmiştir.
Süregelen Bir Taahhüt
Gönüllü mülteci girişimi olarak başlayan yolculuğundan, ulusal ve uluslararası düzeyde saygın bir insan hakları kuruluşu olma noktasına ulaşan ARSA’nın tarihçesi; insan onuru, dayanışma ve adalet ilkelerine olan sarsılmaz bağlılığın bir yansımasıdır. Toplum temelli liderlik anlayışı ve güçlü ortaklıklarla desteklenen ARSA, sığınmacıların, mültecilerin, göçmenlerin ve kırılgan grupların yanında durmaya; haklarını savunmaya ve daha kapsayıcı, daha insani bir gelecek için çalışmaya devam etmektedir.
- Merkezi ABD’nin başkenti Washington’da bulunan, barış ve ekonomik kalkınma alanında faaliyetleriyle tanınan HasNa Örgütü, özellikle Türkiye, Afganistan ve ötesindeki kadın ve kız çocuklarının haklarına yönelik verdiği mücadeleyle tanınan ARSA kurucusu ve Yönetim kurulu üyesi Dr.Zakira Hekmat’ı “2020 yılının Barış Elçisi” seçti.
- 2021 yılında Dr. Zakira Hekmat, Supreme Master Ching Hai(Tayvan) tarafından “Parlayan Dünya Merhamet Ödülü” ile ödüllendirildi.
- 2021 Yılında İGAM tarafından Türkiye'de göç alanında düzenlenen ilk Angela Burdett-Coutts (Yoksulların kiraliçesi) ödülü ARSA Dernek Başkanı Dr. Zakira Hekmat'a verildi.
- 2022 yılında Dr. Zakira Hekmat, SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği tarafından "2022’nin Kadınları" ödülüne layık görüldü.
- 2023 yılında, Beyaz Saray'da, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü'nü aldı.
